Murat Turan/ Mart 23, 2020

Bu, bir virüs salgınından çok insanlık testi benim için…

İnsanın gerçek yüzü zorlukla karşılaşınca ortaya çıkıyor. Sorunla, korkuyla, sıkıntıyla yüzleşmeden gerçekten birinin kim olduğunu bilmeniz mümkün değil. Bu engeller ve durumlar karşısında tavırları, birçok tanıdığınızı zannettiğiniz insanı aslında hiç tanımamış olduğunuzu anlatabilir size.

Aylardır tüm dünya ciddi bir sağlık krizi ile boğuşuyor. Detaylar, nerede başladığı, nasıl geliştiği hepimizin malumu olduğu için burada tekrarına gerek yok. Zira bu yazı, Corona virüs ailesinden COVID-19 un ne olduğu ile ilgili değil. Bu yazı zorluk karşısında “insan”ın ne olduğu ile ilgili…

Yaşananlara başka gözlüklerle bakalım.

İnsan hayatının her döneminde küçük, büyük zorluklarla sınanır. Ancak bazı sınavlar doğrudan canına mal olabilecek kadar büyük olur. Başta hayatı olmak üzere, açlık, susuzluk, kalıcı bir hastalık gibi olasılıklar söz konusu olduğunda ya da alkol vb. maddeler etkisinde insanların maskeleri düşüyor ve gerçek zaafları, bencilliği, ahlaksızlığı, vicdansızlığı sahneye çıkıveriyor.

Bazılarında aşırı panik, bazılarında ise aşırı bir vurdumduymazlık tepkisi oluşuyor. Bazıları ölüm ya da açlık korkusu ile intihara yakın bir kaygı yaşarken, diğerleri bana bişey olmaz diyerek sadece kendi hayatlarını hiçe saymıyor; kendileri hafif atlatsa bile bulaştırma yolu ile başkalarında sebep olmaları muhtemel büyük acılara karşı da duyarsızlar.

Bir grup stok yapıp ülkenin geri kalanı aç kalsa bile kendini garantiye alma dürtüsünü hissediyor içinde şiddetle. Bazısı stoğu kendini garantilemek için değil, sonradan ihtiyacı olanlara fahiş karşılıklarla satmak için yapıyor. Bir kısım insan da, ki onlara insan demekte cidden zorlanıyorum, insanların şiddetle ihtiyaç duyacakları ve zaafları olan ürünlerin sahtelerini yaparak kısa yoldan çok para kazanma “akıllılığı” gösteriyorlar.

Bir grup insanın aklı, krizi fırsata çevirmek ve kazancını arttırmak üzerine çalışıyor. Hükümet virüs krizi önlem paketinde konut kredi faizlerini azalttı, ev almak için gerekli peşinat oranını düşürdü mesela. Virüsten yeni ev alarak korunabilen varsa tebrik ediyorum.

Bunların yanında; çok şükür ki, kendi canını hiçe sayarak insanlara fayda ve hizmet üretmeye didinenler var. Gece, gündüz mesai zamanı filan dinlemeden, ayakta duramayacak kadar bitkin duruma düşene dek çalışanlar var. İhtiyaçlar krize girmesin diye temel maddelerin üretimine odaklananlar, ulaşmakta güçlük çekenlere ekmek nasıl sağlarız endişesi taşıyanlar var. Evinde kal çağrısına uyup sorumlu davranan, yayılmayı yavaşlatalım, bize bişey olmasa bile başkalarına bulaşmasına destek olmayalım diyen milyonlar var.

Kur’an’da insanların kendilerinden başka hiçbir şey için kaygı duyamayacakları ve hiçbir alışverişin olmadığı hesap gününden bahsedilir. O gün bazılarının yüzleri aydınlık ve güleçtir, bazıları ise utanç ve zillet ile kaplıdır der.

Şu an yaşananlar mahşerin küçük bir provasıdır. Kim kendi nefsini aşabilmişse, kim başkalarının yardımına koşabilmişse, kim “takva” sahibi olmuş yani sorumlu davranmış başkaları için de endişelenebilmişse işte onlar yüzü aydınlık olacak insanlardır. İşte onlar akabe yokuşunu çıkma başarısı gösterenlerdir. Nedir Akabe (sarp geçit / dik yokuş) ?

“Ona iki göz vermedik mi? Bir dil ile iki dudak da vermedik mi?. Ona iki apaçık yol gösterdik.
Ama o, sarp geçidi göze alamadı. Sarp geçit nedir, nereden bileceksin? O, boynu bükük olanı kurtarmaktır. Veya kıtlık gününde yemek yedirmektir, Yakınlığı olan bir öksüzü ya da sürünen bir çaresizi doyurmaktır. Bir de mümin olan, biri birine sabrı tavsiye eden ve merhameti tavsiye eden kimselerden olmaktır. İşte bunlar uğurlu kimselerdir. ” (Beled, 90/4-18)

 

İşte ağzıyla değil davranışı ile “iyi” olan insanlar bunlardır. İşte Kur’an’a göre başarı budur. Diğerleri bencillik, ahlaksızlık, doyumsuz rant açlığı, sorumsuzluk ve vicdansızlıkla davrananlardır ve uzun uzun onların karşılığı da belirtilmiştir.

Şimdi kendinize bakın. Hangi tarafta olduğunuzu iyi anlayın zira bu küçük provadan gerçeğine ulaştığınızda da aynı şekilde olacaksınız. İbadetiniz sizi bu noktaya taşımamışsa, o ibadet boşadır. Aklınız sizi bu noktaya taşımamışsa o akıl da boşadır. Zira zeka şeytanda da sahte antiseptik yapıp piyasaya sürmeye çalışanda da, krizden inşaat sektörüne rant sağlayayım diyende de vardır. Mesele aptallık değil ahlaklılıktır.

Ne demiş Yunus Emre;

“Kendine ne sanursan, ayruğa da onu san. Dört kitabın manası budur eğer var ise…”

Kendine iyilik isterken başkalarına da istediğinde, rant ve zenginlik herkese olsun diyebildiğinde hatta başka canı kendininkinin önüne koyabildiğinde daha fazla bir başarı ve rütbe kazanmana gerek yoktur.

Önce kendinize, sonra bu zorlu sınav altında çevrenizdekilere bu gözlerle bakın. Cennetlik cehnnemlik olunup olunmadığı çok net karşınızda olacak. Eğer yerinizi beğenmezseniz, karşı safa geçmek için son nefese kadar vaktiniz var. Artık o son nefes ne zaman gelecekse…

 

 

Share this Post