Murat Turan/ Aralık 11, 2018

Kurbana da daha çok var, bu da nereden çıktı demeyin. Son zamanların moda kavramlarından biri olan koçluk ile ilgili biraz istişare edelim istiyorum.

Koçluk artık her alana her sektöre girdi. Yaşam koçu, nefes koçu, cinsel hayat koçu, evlilik koçu, iş koçu, basketbol koçu ve daha niceleri. Danışmanlık, mentörlük yani akıl hocalığı ve koçluk kavramları birbirine sokuldu. Elbette, koç olduğunu iddia edenler ve bu büyük sektörden paylarına düşeni almaya çalışan yüzlerce kişi de hayatımıza girmiş oldu.

Aslına bakarsanız bu konu, benim bu güne kadar çok ciddiye aldığım ve üzerinde düşündüğüm bir konu değildi. Ta ki, çalıştığım şirket beni ve yönetici arkadaşlarımı uzun soluklu bir koçluk ön sertifikasyon eğitimine gönderene dek. Bu yazıda ve muhtemelen sığmayacağı için devam yazısında, anladığım ve uyguladığım kadarı ile iş koçluğu süreçlerini ve size olası katkılarını tartışacağım. Umarım işimiz bittiğinde, hak ile batılı ayıracak kadar konuyu netleştirmiş oluruz.

Koçluk ne değildir?

Her şey zıddı ile mümkündür derler. Koçluk işinde de, ne olmadığını öğrenmek, anlamak açısından, ne olduğunu anlatmaktan daha çok işe yarar.

Koçluk asla psikologluk değildir. Danışanın psikolojik problemlerini gidermeye kalkmaz. Danışana bilgi verme, bir şeyler anlatma, sorularına cevap bulma da koçun işi değildir. Hatta mümkünse hiçbir yorum yapmaz ve hiçbir konuda doğrudan cevabı vermez. Danışanı yargılamak, kendi değerlerine göre yönlendirmek de koçun uzak duracağı işlerdendir. İş koçu, danışanın iş ile ilgili olmayan sorunlarına da girmez, zira bu başka uzmanlıkları da gerektirir.

Şimdi bir danışan olarak bir iş koçuna gidiyoruz ve çözüm arıyoruz. Koç ise bize izlememiz gereken yolu söylemiyor, net bir cevap vermiyor, akıl verip yönlendirme de yapmıyor. Anlattığımız durum veya davranışla ilgili “iyi”, “kötü”, “güzel” gibi bir yargı bile belirtmiyor. E ne iş yapıyor bu o zaman?

Koçluk nedir?

Aslında koçluk, insanın genellikle kendi kendine yapamadığı iki işlevin yerini doldurur; olayları farklı ve daha geniş açılardan görmek ve yapılması gerekenleri belirleyip gerekli aksiyonları gerçekten “yapmak”.

Dale Carnegie İş koçluğu eğitim kitapçığında bu durum şöyle özetlenmiş:

“…Kişinin gelişimini sağlaması, potansiyelini ortaya çıkartabilmesi ve mevcut performansı ile potansiyeli arasındaki açığı kapatabilmesi için kendi çabası ile ulaşabileceği kaynaklar maalesef ona yetmeyebiliyor.”

Yani insan, kendi kendine, her açıdan kendisini görmek, muhtemel fırsatları bilmek gibi konularda yetersiz kalabildiği gibi, her şeyi bilse bile uygulamaya geçmek ve gelişimini izlemek gibi konularda desteğe ihtiyaç duyuyor..

Elbette bu işin bir federasyonu da var; uluslararası koçluk federasyonunun (ICF) koçluk tanımı şöyle:

“Bireyin gelecekteki hedeflerine ulaşacak güce ve yeteneğe sahip olduğuna inanarak, kişisel ve profesyonel potansiyellerini en üst düzeyde ortaya çıkarmak amacıyla, düşünce doğurucu ve yaratıcı bir süreçte onlarla ortaklık yapmaktır.”

Tanım içerisinde bir kaç önemli nokta var. İlk vurgu geleceğe. Koçluk sürecinde çok gerekli olmadıkça geçmiş ile ilgilenilmiyor. Geçmişten taşıdığınız takıntılar, problemler, eksiklikler vs. olabilir ama odak hep neler yapılacağı ve geleceğin inşası üzerine. İkinci vurgu potansiyelde; koç ve danışan ilişkisi doğru yapılandırılır ve işletilirse sizin tüm potansiyelinizi ortaya çıkarabilir ancak bu potansiyeli kinetiğe çevirme işi yine size kalacaktır.  Son olarak sürecin “düşünce doğurucu” ve “yaratıcı” olduğu ifade edilmiş. Yani koç, uygun araçlar ve teknikler kullanarak sizi daha önce düşünmediğiniz şeyler düşünmeye ya da başka şekillerde düşünmeye yönlendirecek ve sizin yaratıcı şekilde kendi fikirlerinizi, aksiyonlarınızı bulmanızı sağlayacak sorular sorar.

Kilit kelime budur: koç, sorular sorar. Siz ona soru sorunca da o size karşı sorular sorar ve bu siz cevap verene dek devam eder. Koçluk doğru soruları, doğru şekilde sorma işidir diyebiliriz. Ama bunu yapmak sandığınız kadar kolay değil.

Hadi soru soralım

Doğru soruları, doğru şekilde sorma işi kulağa çok da zor değilmiş gibi gelebilir. Ama eğitimde bizzat şahit olduğum üzere hakikaten çetin bir iştir. Doğru soruları sorabilmek için bir koçun; iş ile ilgili konulara yüksek hakimiyeti olması ve soru sorma yöntemleri ile ilgili koçluk bilgi ve metodolojisini bilmesi gerekir. Soruları doğru şekilde sorabilmek için ise, yine koçluk metodolojisi yanında, yüksek iletişim yetenekleri, ilişki yönetimi becerisi, tecrübe ve güvenilirlik özelliklerine de sahip olması lazım gelir.

Nasıl, zor gelmeye başladı mı biraz?

Yaratıcı ve karşıdakini düşünmeye sevk edecek şekilde soru sorma işi, bir çok teknik içeriyor ama en zoru bugüne dek alıştığınız soru şekillerinden vazgeçmek ve ucu açık sorular ile düşünme eyleminin devamını sağlamak sanırım. Yani sorduğunuz sorunun cevabı tek bir kelime ile verilememeli ve ucu açık olmalı. Örneğin “Senin için sürekli gelişim önemli mi? derseniz büyük olasılıkla sadece “evet” cevabı alırsınız, ama “Sürekli gelişim ile ilgili ne düşünüyorsun?” derseniz açık uçlu bir soru sormuş ve karşınızdakini düşünmeye ve geniş cevaplar vermeye yönlendirmiş olursunuz. Bunu öğrenmek ve doğru yapmak etkili iletişimin önemli bir adımıdır ve sadece koçlukta değil birçok alanda çok işinize yarar.

Süreç Nasıl İşliyor?

Bir danışan olarak birisinden koçluk desteği almaya karar verdiğinizi düşünelim. İlk yapmanız gereken doğru kişiyi bulmak elbette ve bunu nasıl yapacağınızı yazının sonunda anlayacağınızı düşünüyorum. Bunun olduğunu varsayarsak süreç şu aşamalar ile devam ediyor:

  • Buzları kırma, sıcak bir iletişim ortamı yaratma, karşılıklı uyum
  • Genel çerçeve belirleme : Koçluk sürecinin ne olduğu ve ne olmadığı danışana net şekilde ifade edilir. Mentorluk yapılmayacağı, konuşulan her şeyin gizlilik ilkesine tabi olduğu gibi genel ilkeler üzerinde mutabık kalınır.
  • Kontrol : (Bu ilk seans değilse) Bir önceki görüşmede alınan aksiyonların kontrolü
  • Geri bildirim : Danışana durumu ve aksiyonları ile ilgili geri bildirim verme
  • Ajanda belirleme : Danışana bu oturumda ne konuşmak istediğini, gündemi sorma
  • Performans Engelleri : Danışanın gündemdeki problemi ile ilgili performans engellerinin ne olduğunu belirlemeye yönelik sorular sorma / uygulamalar yapma
  • Çözümler : Doğru sorularla danışanı muhtemel çözümlere ulaştırma
  • Aksiyonlar : Danışandan bu çözümler için aksiyonlar isteme
  • Taahhüt alma : Bir sonraki görüşmeye dek yapılacakların bir kez daha taahhüdünü alma
  • Bitiş : Mümkünse ilerlemeyi görme, takdir, başarı, kutlama

İşte ICF standartlarına göre yapacağınız bir görüşme, sırasıyla bu aşamalardan geçer. Burada kilidi açan ve sizin ile ideal durum arasında duran aşama, performans engellerinin belirlendiği aşamadır.

Performans Engelleri

Yapmak istediğiniz bir işi yapamamanıza, başarıya ulaşamamanıza neden olan ana etken(ler)in ne olduğunu anlamak kişisel ilerlemenin ilk adımı ve koçun sizi biraz tanıdıktan sonra ilk hamlesidir.

Temel olarak beş ana performans engeli var ve danışanın bunlardan hangisine takıldığını bulmak ilerleme sağlamak açısından kritik önemde. Hayatımızda yapmak isteyip yapamadığımız ya da daha iyi yapmak istediğimiz her ne varsa, bununla ilgili şu beş soruya dürüst cevaplar vererek çözüm yolunda ilerleme sağlamak mümkündür:

  • Bilgi : Öz farkındalığım mı düşük, neye ihtiyacım olduğunu mu bilmiyorum?
  • Motivasyon : Yeterince istemiyor muyum?
  • Özgüven : Doğru adımları atacak özgüvenim mi yok?
  • Uygulama : Nasıl yapacağımı bilmiyor muyum?
  • Vizyon : Neden yapayım ki?

İnsanın bu soruları kendine sorması ve cevaplarını bulması gerekli ama yeterli değildir. Çünkü insan iyi noktalarını da olumsuz taraflarını da abartma eğilimindedir ve tarafsız bir göz her zaman çok işe yarar. Ayrıca insan ne yapması gerektiğini ve hatta nasıl yapacağını bilse bile, süreç içerisinde birçok farklı nedenden pes eder. Süreç yolculuğunda yanında olacak, ilerlemeyi gözleyecek ve pes etmemenizi sağlayacak bir destek de harika olur. İşte koçluk bu iki noktada işe yarar; eksikliğin ne olduğunu ve yapılacakları belirleme, doğru eylemlerle ilerleme kaydetme ve bunun sürekliliğinin sağlanması.

Rota meselesi

Hayat bir yolculuksa ve biz de o yolculukta kendi gemimizin kaptanıysak, gemi tamamen akıntıda sürüklenmemeli, belli bir hedefe doğru yol almalıdır. Buna gerek yok diyorsanız, sizin bir kılavuza, bir deniz fenerine ya da bir koça ihtiyacınız yok demektir.

Ama eğer aynı fikirdeyseniz, gelin birlikte bir rotanın nasıl çizildiğine bakalım:

Denizde A noktasından B noktasına gidecek bir kaptan, asla haritada bu iki nokta arasında düz bir çizgi çizmez. Önce bu iki nokta arasında onu rotasından saptıracak bozucu girişlere bakar. Rüzgarın hızı ve yönü, sürekli değişen akıntı ve hava durumunu hesaba katarak doğrusal olmayan bir rota belirler. Ama bu yeterli değildir. Hesabın doğruluğu ve doğru ilerlemenin teyidi için kaptan kendine kerteriz noktaları belirler. “Bu rotada ilerliyorsam 7 saat sonra kuzeydoğumda şu adayı görmeliyim” gibi. Sonra bu kerterizlerden rotayı sürekli doğrular ve gerekiyorsa değiştirir. İyi bir kaptansa, aynı zamanda bir de acil durum planı yapar ve işler ters giderse sığınacağı en yakın limanları ve güvenli bölgeleri de öğrenir. İhtiyacı olduğunda oralara kaçar ve tehlike geçince tekrar rotasına döner.

Hayatının kontrolünü eline almak isteyen birinin de tüm büyük yolculuklarını aynı mantıkla planlaması gereklidir. Tüm büyük projeler de bu aşamalardan geçmelidir.

Bir iş koçu size rota planında, kerteriz noktalarında ve acil durumlarda yardımcı olacak kişidir. Yukarıda özetlediğim bakış şekli bir vizyon gerektirir ve çoğumuzda bu çok eksiktir. Hayatımızın en önemli işlerini bile tesadüflere bırakır, doğru şekilde planlamadan kervanı yolda düzmeye bakarız. Hayat tüm bu planları boşa çıkaracak şekilde gelişebilir elbette ama bu nadiren olur; çoğunlukla hedefe gerekli hazırlığı yapmış olan ulaşacaktır.

Çok uzun oldu yine, şimdilik keselim. Devam yazısında görüşmek üzere…

İlave Bilgi Arayanlar İçin:
Doğru koçu bulma süreci
http://www.liverpoolpersonaltrainer.com/coaching-and-mentoring-session-this-saturday/
http://learningprofessionalnetwork.com/using-coaching-to-compliment-learning/
http://www.icfturkey.org/neden-kocluk/kocluk-nedir/
https://www.koclukmerkezi.com/
Share this Post