Bir kaç ay önce, otomasyon teknolojilerinin bize ve geleceğin işlerine etkilerini incelediğim bir yazı paylaşmıştım. 28 Şubat tarihli Dünya gazetesinde Osman Ata Ataç’ın yazısını okuduğumda Davos toplantısında da gündem maddelerinden birinin bu olduğunu ve gelecekle ilgili çok karamsar öngörüler yapıldığını gördüm.
Osman hocanın yazısının tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Ben bir kaç alıntı ile özetleyeyim:
Konuşmacılardan Siemens’in CEO’su Joe Kaeser başkaları tarafından da desteklenen tahminlerinde en karamsar tabloyu çizen konuşmacı. Siemens malum Google, Apple, Microsoft ve Facebook’da çalışanların toplamından fazla adam çalıştıran bir şirket. Kaeser ileri için iki senaryo sunuyor ve diyor ki “Ya dördüncü sanayi devrimini başarıyla tamamlayıp şimdiye kadar inşa edilmiş en iyi cemiyete sahip olacağız ya da geride bırakılmış öfkeli insanlardan oluşan şimdiye kadar gelmiş geçmiş en kızgın cemiyete. Buna ek olarak şimdiye kadar görmediğimiz büyüklükte ticaret savaşlarıyla da uğraşacağız. Kaeser bu iki senaryo ortasında bir başka senaryo olmadığını da ilave ediyor. Kaeser’e göre yeni ekonomik düzen suni zeka, robotlar, ve dijital her şey tarafından işlerinden olacak olan milyonlarca insana çalışmaya değer işler bulmamız gerecek. Uzun lafın kısası ilerideki işler bugünkünden çok farklı olacak.
İşte bizim de yazımızda ifade etmeye çalıştığımız ve dikkat çektiğimiz yaklaşan tehlike çok güzel özetlenmiş. Devam edelim;
Lego Vakfı Başkanı John Goodwin eğitim sistemleri hakkında şöyle diyor: “Bir çok ülkenin eğitim sistemi büyükbabalarımızın o zamanlar ortaya koydukları ilkeler üzerine inşa edilmiş. Bu büyük bir felaketin habercisidir. Araştırmalar bugün ilkokulda olan öğrencilerin üçte-ikisinin şu anda ortada olmayan işlerde çalışacaklarını gösteriyor.” Bu bugün Türkiye’deki 17.5 milyon öğrenciden ilk ve orta okula giden dokuz milyon öğrencinin altı milyonu şimdi ortada olmayan, bilmediğimiz işlerde çalışacakları anlamına geliyor. Bu korkunç bir tahmin.
John Goodwin de yaklaşan felaketin kokusunu alan nadir adamlardan. Dikkat ederseniz; 9 milyon öğrencinin 6 milyonu şu an ortada olmayan işlerde çalışacak diyor ve halihazırda kurgulanan eğitim sisteminin artık çok çağ dışı olduğuna vurgu yapılıyor. Buna bir Avrupalı vurgu yapıyorsa, mevcut sisteminini kevgire çevirmiş ülkemin durumunu varın siz düşünün.
McKinsey danışmanlık şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre 1997-2007 arasında ABD imalat sanayiinde kaybedilen işlerin %86’sı otomasyon yüzünden kaybedilmiş. Daha da önemlisi aynı rapora göre bugün teknik olarak otomasyona bağlanabilecek işlerde çalışan 16 trilyon maaş alan 1.1 milyar işçi var.
Bu durumda özel sektöre de devlete de çok iş düşüyor. Çocuklarımızı şimdi olmayan işler için yetiştirmemiz gerekecek. Gelişmiş ülkelerde gelecekte olabilecek işler için bir sürü araştırma yayınlanıyor, bu işlere talip olacak kişilerin eğitim ve beceri gereksinimleri irdeleniyor.
Aralık ayındaki yazımızın konusu da tam olarak buydu; okumadıysanız bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Konu o kadar önemli ki, rant ve siyasi çıkar peşindeki adamlar bunu görecek de eğitim sistemini geleceğe yönelik kurgulayacak diye saf bir umut içinde olamayız. Kendimizi ve en çok da çocuklarımızı bu yeni düzenin şartlarına şimdiden, kendi imkanlarımızla hazırlamak zorundayız. Yoksa onlar da gelecekteki öfkeli kalabalığın bir parçası olacak. Öfkeli kalabalık ise, neden o halde olduklarını anlamadan öfkelenmeye ve dış mihrakları sorumlu tutmaya devam edecekler.
Bu konuda neler yapılabileceği ile ilgili detaylı bilgiyi hem bahsettiğim yazıdan, hem de yazının en altındaki linklerden edinebilirsiniz.
Dünya gazetesindeki ilgili yazı ise aşağıdaki linktedir:
https://www.dunya.com/kose-yazisi/davos-olmayan-isler/405120
https://www.wetakecareofbusiness.net/future-works-based-artificial-intelligence/
